Ahmet Türkcan

Ahmet Türkcan


7 Mayıs 2016
font boyutu küçülsün büyüsün

EVET, BU BİR DARBEDİR.


     Demokrasilerde iktidarı halk belirler, dolayısıyla başbakanı da. Eğer halk ve hukuk iradesinin dışında, herhangi bir güç eliyle başbakanın görevine son veriliyorsa, buna siyasi literatürde DARBE denir. Bunun örneğini cumhuriyet tarihimizde çokça gördük.  Yakın tarihimiz, darbeler tarihidir de aynı zamanda. Cumhuriyet öncesini de kayda aldığımızda, Sultan Abdülaziz Han’ın hal’inden tutunda, 31 Mart vakasına. Cumhuriyet tarihinde ise, 1960, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleri, en göze çarpanları.

     Bir de konjonktürel yapılan darbeler var, sessiz sedasız. Bunlarda asker olmaz, silah olmaz. Gücün hukuki açıkları kullanılır. Yaptırım yoktur üstünde. Entrikalarla iş çevrilir. Güç dengeleri bertaraf edilir. Sözde halkın iradesine dayanılır ama bal gibi darbedir. Ama açık darbe kadar etkileyici ve bir o kadar halkı aşağılayan darbedir. Bu darbelerde de hukuk rafa kaldırılır. Tek adamlar dolaşır ortalık yerde. Sözde Milli İradeyi savunur ama yaptığı her işiyle Milli İradeyi hiçe sayar. Halkın onuruna ve zekâsına hakaretler edilir, yapılanlarla.

     İlk meclis Başbakanı Rauf bey bu şekilde görevden uzaklaştırılmıştır. Yerine gelense, vesayet ürünü. Korkutmacayla iş başındadır. O iş başında dursun diye Ali Şükrü bey şayiası o gündür bu gündür kulaklarımızda yankılanır durur. Ve niceleri… Yıldırım AKBULUT vakıasını yaşı müsait olanlar bilir. Parti üstü vesayetin atamasıyla gelen başbakan ve gidişi…

     28 Şubatta, Post Modern askeri darbesinin ötesinde, Cumhurbaşkanının ayak oyunları vardır. Halkın iradesiyle tecelli etmiş meclis çoğunluğunu hiçe sayan, bir hükumet görevlendirmesi. Tamamen hukukun kendisine tanımadığı ama müeyyidesi de olmayan yetki açığını kullanarak, yapılan bir darbe. Yetkili ama sorumsuz. O günden bugüne, ekonomik, sosyal ve dış siyaset anlamında ki tüm açmazların başlangıç noktasını oluşturan bir “saray darbesiydi.” Ama kimse askeri Post Modern darbeden başını kaldırıp bu olayı görmedi, sesi kısılmış birkaç vatansever aydının dışında.

    Ve bugün, halk iradesinin yüzde 49 küsurunun desteğini almış ama görevden aynı şekilde el çektirilmiş bir başbakan var karşımızda, Sayın Ahmet DAVUTOĞLU. Kimse bu mesele parti içi bir meseledir demesin. Genel Başkanları, parti delegeleri kongreye giderek görevden alır. Yada parti yönetimi partiyi kongreye götürür, kongre gerekli görürse yönetimi değiştirir. Bir Genel başkan, bir yetkilisini görevden alabilir, tamam. Bunların hepsine parti içi mesele diyebiliriz. Bu yapılan parti içi bir operasyon değil, halkın bizzat kendisine yapılan bir operasyondur, darbedir.

     Siyasi anlayışla hareket eden bir kesim; efendim zaten millet Davutoğlu’na değil, Sayın Erdoğan’ a oy vermişti, diyor. Bu tamamen gayri resmi bir düşünce şeklidir. Velev ki bu görüş veçhesini kabul edip, o pencereden bakacak olsak bile, 7 Haziran seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanı bizzat alana inip, miting meydanlarında Ak partiye oy istedi. Halk buna tepki olarak Ak partiyi tek başına iktidar yapmadı. 1 Kasım seçimlerinde ise Sayın Davutoğlu vardı meydanlarda. Öyle yada böyle, başka argümanları da kullanarak tek başına iktidarı yakaladı. Ki bu tez hiç konuşulacak bir tez de değildir. Sayın Davutoğlu halkın kahir ekseriyetinin desteğiyle seçilmiş bir başbakandır ve ona yapılan darbe aslında halk iradesine yapılmıştır.

     Öte yandan, Cumhurbaşkanının siyasete bu şekilde müdahalede bulunması, sadece Başbakana ve halka darbe yapmış olmanın dışında, mecliste bulunsun yada bulunmasın tüm siyasi partilere ve siyaset kurumuna yapılmış bir darbedir de aynı zamanda. Aynı askeri darbelerde olduğu gibi, demokratik siyaset rafa kaldırılmıştır. Bu kabul edilebilir bir şey değildir.

     Bu vesileyle, halkın temsilciliğini yapmakta olan tüm siyasi partilere, bu yapılan “saray darbesi”nin karşısında bulunmaları hususunda birlik olmalarını ve tepki göstermelerini istiyor ve çağrıda bulunuyorum. Demokrasi bu millete dün lazım olduğu gibi bugün de lazım, yarın da lazım olacaktır. 








Bu yazı 896 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları






Anket

İnternet sitemizin tasarımından memnun musunuz?
  • Evet,Memnunum
  • Hayır,Değilim
  • Daha iyi olabilir

En Çok Okunanlar