Bülent AYDIN

Bülent AYDIN


6 Mayıs 2016
font boyutu küçülsün büyüsün

BEN, BEN, BEN!


‘Ben hata yapmam!’
Ne?…‘Evet, ben hata yapmam!’
‘Yuh’  sana!…
En azından ilk hatanı yaptın işte.
Yahu, hiç hata yapmayan insan olur mu? Diye sordum.
Cevabı ise yine bendenize düştü: Olmaz elbette.
İkinci sorum: O zaman bu havan kime?
Herkese! Herkes kim?
Benden gayrı olanlar!
Sen kimsin? ‘Ben’ işte ben!
Hım, ‘ben’sin yani? Evet, ben!
İş ‘o’ raddeye gelmiş anlaşılan.
Vah vah vah!
Allah tüm insanlığı o ‘ben’den kurtarsın.
Sevgili dostlar,
Adamın biri ile bir ‘diyalog’ kurmak istedik…
Sonuç ‘monolog’ oldu.
O anlattı… Biz dinledik! 
İkimiz de sıkıldık.
Bir ara sormak zorunda kaldım:
Efendi, sen melek misin, şeytan mı?
Meleğim elbette… Dedi.
Ha, o zaman ‘insan değilsin’ demek ki, dedim.
Kızardı… Ve kızdı!
Şimdi bu adam kim? Diye sormayın lütfen!
En azından ‘adam’ olmadığını anlamanız yeter.
Bunları niçin mi yazıyorum?
Bu ‘benlik’ duygusu nedir?
Ben, ben, ben…
Benim makamım, benim ilmim, benim kudretim…
Benim malım -mülküm, benim başarım…
Vs vs vs diyenleri gördükçe aklıma hep takılır:
Zat-ı Ulûhiyete ait olan‘kusursuzluk’,
İnsan için mümkün mü?
Ve insan esrar-ı Hakk’ı kazanabilir mi?
Bayağı bir araştırdım…
Tasavvufta ‘esrar-ı hôdî’ noktasını gördüm.
Bir anlamda, benlik kazanma sırları diye.
Burada kişi bir ‘tasarruf’ sahası belirler.
De, benlik adına bu çerçeve çizilirken,
İnsanın bütün hayatını da gözden geçirmesi gerekir.
Eğer melekten de üstün bir manaya kavuşulursa,
İnsan benliği; Hakk’ın sıfatlarını aksettiren bir ayna olur.
Her harekette ve dahi her davranışta…
Hakk’ın nazarında, aczimizi, çaresizliğimizi idrak ederek,
Hatta yaratılan olduğumuza göre…
Bir de sonumuzun olacağını düşünerek;
Sonsuz bir Yaratıcıya gideceğimizi bilmemiz icap eder.
Bu kısımda hayat ‘Rab’ adına yaşanılırsa anlam kazanır.
Bu itibarla iki manada ‘benlik’ ortaya çıkıyor
Acz, fakr, şükür ve tefekkür ile bakılırsa: Rahmani…
Bunların dışındakiler ise Şeytani!
Ve işin başında ifade etmeye çalıştığımız gibi;
‘Ben’ duygusu galebe çalarsa, Şeytanın tuzağına düşen:
Nemrutlar, Firavunlar gibi kendini satma, menfaatine iş yapma…
Maazallah, İlahlık taslama çukuruna düşülür.
Evet, nereden nereye geldik!
Bunları her şeyi ile ‘ben’ diyen biri yüzünden yazdık.
Sonuç olarak: Bendeniz hiç hata yapmam ve dahi…
Hayatın her noktasında ‘kusursuzum’ demekten;
 Allah’a sığınırım.








Bu yazı 276 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları






Anket

İnternet sitemizin tasarımından memnun musunuz?
  • Evet,Memnunum
  • Hayır,Değilim
  • Daha iyi olabilir

En Çok Okunanlar